5 Ocak 2018 Cuma

bana alerjim var


Annemin bir inancı var yeni yıla nasıl girersen tüm yılı öyle geçirirsin. Yani amuda kalktıysan sıçtın tüm yıl öyle dolanmak yorucu olacak senin için. Ben yeni yıla battaniyemin altında salaya sümük tek başıma girdim. Jokerle her şey boka sarınca iptal planlarla evde kendimi yalnız buldum. Bir haftadır bir kere aramadı. Gerçi kavga ettiğimiz gün “Gerçekten mi?” diye mesaj attı ama o sayılmaz. İt herif daha beterini hat etti. Bu beni arabadan indirip, beni ağlamama rağmen o taksiye bindirdi, tek bir teselli kelimesi söylemedi ya rezil olmuş çok mu? Taksici amcaya kızı istediği yere götür deyip para verdi, bir de kartını verip bırakınca ara dedi. Taksiciyle bile benden kibar konuştu. Bana “Bir hafta düşün düzgün karar verebildiğin zaman ararım” dedi. Düzgün karar verdiğimde götleşe alt yazı geçiyorlar herhalde. Benim ayarlarım bozuldu sen en iyisi iade et bir iki üst modelini alırsın. Apple bile kazıklamış milleti bir kazıkta sen benden yana yemişsin işte ne olacak. Al o paranı falan dedim ama döndü kıçını gitti. Lan o nasıl bir muamele ben senin orospun muyum da para verip gönderiyorsun beni? Ben tabi içimden kanguru çekiyorlar gibi ağlayıp küfürler yağdırınca taksici amca böbreğimi falan çaldı sandı. “Arama alma ver geri parasını ben veririm onun parasından hayır gelmez” falan diyorum bir yandan da işkencede tırnağım çekiliyor gibi ağlıyorum. Taksici amca “Kibar çocuk bak merakta ediyor seni” deyince “ Amca bunun kibarlığına aldanma yalan hep. Bana neler etti bilmiyorsun” ile başladım. Gerisinde neden ne için öyle şeyler dedim bilmiyorum ama en son amca “vay pezevenk, bunun parası sokağa atsan bulana bile pislik bulaştırır!” diyordu. Benim söylediğim şeyler hayal gücümün ve ona olan öfkemin sonucu ya da beni şeker krizine girmiş suç ehliyeti olmayan zavallı bir kız sayabilirsiniz. Şey dedim… “Amca bu beni kandırdı, seviyorum falan dedi inandım” diye Türk filmine bağlayınca adam hamileyim evlenmiyor sandı. Bende bir doz yükseltip “Öyle olsa yine iyi meğer bu it kadın pazarlıyormuş” diye höyküre höyküre ağladım. Polis falan dedi bir panikledim ama bunlara bulaşılmaz mafya bunlar keser doğrar diye lafı çevirdim. Adam cesur çıkar giderse polise inkar ederim ya da şizofreni raporu almaya bakarım diye düşündüm. Sonra yol boyu bir amca bir ben beddua ede ede evime gittik. Herhalde amca bizimkini aramış olsa gerek birkaç saat sonra mesaj attı o günden sonrada ne aradı ne sordu.  Şurda bir güncük kaldı arar mı bilmiyorum. Of ben o kadar atıp tutup ne kadar kafayı yemiş olduğumu gösterdikten sonra arayacağını sanmıyorum ama arasın istiyorum. Özledim. Pişmanım. Öfkeliyim. 

30 Aralık 2017 Cumartesi

sevgili pozisyonu için başvuru formu


Kocası Almanya’ya çalışmaya gitmiş, seni aldıracağım deyip, boşanma kağıtlarını kendine tuvalet kağıdı yapan kadınlar gibiydim. Ya gel ya da bak bana hayırlı kısmet kategorisinden mis gibi çocuklar buluyorlar kuş yuvadan uçar dedim. Gönül istedi benim hasretime dayanamadı ondan geldi diyeyim ama gönlü bu devirde kim takıyor ki. Konuşacak çok şey var diye ortalarda dolandı durdu. Bana kalırsa yok. İşte güzelim gittim ama pişmanım seni beklettim ihmal ettim desin yeter. Kızlar  ya evlenme teklifi edecek ya seni terk edecek dedi kısmet dedim ne diyeyim. Bende bu şans varken evlenmek istemiyorum diye terk edilirim ya neyse. Gittik bunun evine, oturttu koltuğa bağladı gözlerimi. Gözlerim açıkta konuşurduk falan dedim ama içimden terk edilmeye giden bir yüzük çıkmaz diye dua ediyorum. Hayır ben adama hediye diye uzaktan kumandalı süper ötesi bir araba almışım birlikte oynarız diye planlar yapmışım, yüzük bizi ciddiyetimize fazla. Gitti geldi bir takırtı patırtı dedim herhalde adamı çok zorladım Hannibal Lecter`a bağladı bıçak seti ortaya çıkarıyor. Gözlerimi açtığında bir de ne göreyim dünyalar güzeli bir köpek. Görünce aklım uçtu bir de sırnaşık minnacık yavru daha. Yarım saat sonra anca kendime geldim de kimin diye sordum. Bana almış hep istiyormuşum, yalnızlıktan sıkılıyormuşum hem bana arkadaş olurmuş. Yani tamam çok güzel düşünmüş evet istiyorum ama bu bambaşka bir şey. Bir kere annem eve asla almaz ki daha önce defalarca denedim gram taviz vermedi. Hem ben satın almak yerine bir barınaktan kendime dost edinmeyi isterdim. Ben çok büyütüyormuşum evde bakamıyorsam onda kalırmış. Ya sabah çıkıyor akşam kaçlarda dönüyor. Bunun yemesi var içmesi var gezdirmesi var ki tüm gün eve hapsetmek ona büyük haksızlık. Annesine götürürmüş zaten evde varmış iki tane daha. Ne diyecek kadına kız arkadaşım bakamadı sana kakaladı anneciğim mi? Öyle rahat konuşuyordu ki bir de çocuk yaparız arada büyür gider işte dedim adam deliye döndü. Sürekli her şeyi tiye alıyormuşum, onu ciddi olarak dinlemiyormuşum. Hayır ciddi olmayan ben miyim? Adama mantık denen şeyden habersiz. Baktım bizim hal kavgaya gidiyor eve gidiyorum dedim, demez olaydım. Beni bırakmak için ısrarcı oldu, yağmur var, trafik var, arabada kızgın iki boğa var. Nerde nasıl neyle başladı bilmiyorum ama ilk defa adam benle resmen kavga etti. Sanki duymuyormuşum gibi bağıra bağıra kulağımı yırttı. Ben onu hiç tanımıyormuşum. Onunla ilgili hiçbir şeye dikkat etmiyormuşum. Ne yer ne yemez neyi sever bilmiyormuşum. Ama o ekşi yediğimde ensemin sağ tarafının terlediğini, yalandan gülerken suratımın aldığı ifadeyi, düşünürken kendi kendime konuştuğumu, sıkıldığımda dirseğimi kaşıdığımı biliyormuş. Sevdiğim yemekleri, kimseye söylemediğim ondan sakladığım şeylerin gölgelerini görüyormuş. Çocukmuşum, hala geleceğe dair kararlı davranamıyormuşum. Sinirimden mi canım acıdığından mı bilmem gözlerim baktım doluyor  çek sağa inicem dedim. Filimler de bırakmıyorlar, bırakanda geri dönüp alıyor ama bu film değil. Ciyak ciyak ineceğim diyorum adamda tek tepki yok. Sonra bir baktım bir taksi durağına yanaştı indirdi beni. Daha fazla tutamadım kendimi yağmurda var zaten dedim koyverdim. Ağladım diye teselli eder sandım ama yok adam öküz. Aklım olsaydı sevgili pozisyonu için bir başvuru formu hazırlar buna doldurturdum. Gerçi adamda haklı beni öğrenen o, dikkat etmeyi onu öğrenemeyen ben. Bu erkek milletinede yaranılmıyor. Kadın iğne iplik eder hayatlarını suç, kendi haline bırakırlar suç. Onu bunu bilmem ama bana bağırmasını söylediği buraya yazmadığım bin misli lafları ben hak etmedim, ettiysem de etmedim. Aklını kullanıp başvuru formu hazırlasaydı. 


23 Aralık 2017 Cumartesi

koca mı para mı


Bizim bir meclis var zamanında sevgilim olmamasına takmışlardı. Etrafta bana uygun gördükleri insanları gözlerine kestirip ağlarına düşürürlerdi. Gel zaman git zaman Joker`i kabullendiler. Aradıkları kriterlerin tamamını göstermese de bir şekilde onayladılar. Lütfedip izin verdiler. Daha iyisini bulana kadar oyalanırmışım. Zaten Joker`de atari, playstation çıkana kadar beni oyalayacak. Sevgilime at arabası muamelesi yapmaları etrafta Porsche aramaları canımı sıksa da zamanında sevmişim bu kadınları bir şey diyemiyorum. Meclisimiz annem hariç 5 deli kadından oluşuyor. Joker Amerika`ya gidince Joker karşıtı propaganda anında başladı. Terk etmiş beni, ben daha iyisine layıkmışım, benim gibi kız yalnız bırakılır mıymış. Ayıp yapmayın dememi bekliyorsanız sizleri hayal kırıklığına uğrattığımı itiraf ediyorum. Haklısınız dedim ya haklısınız. Hayır adam bir hafta diye gitti ne zaman gelecek belli değil. Dedim bende akıl olsa başta dinlerdim sizi. Haklıymışsınız valla ne işim var benim o itsiz sapsızla. Zaten aldatır beni o kaşı gözü ayrı oynuyor. Tabi yeterli gazdan sonra ikinci aşamada ona neler yapsam onu tartıştık. Ben evrimin son basamağına adım atmışım, kolumda dünyanın en yakışıklısı -ama en zekisi de malum devir zeka devri-   Joker`e bir zamanlar tribini atıyorum. Sonra bir baktım önümde iki telefon biri esmer biri kumral iki yakışıklı. Ortak meziyet zeki ve köşeyi dönmüşler. Yurt dışında tamamlanmış okullar, ülkenin iyi şirketlerinde yaşlarından beklenmeyen koltuklar ve evlerinin arabalarının ederi. Çünkü ben paradan bir boka değer vermeyen sığ ötesi bir insanım ya da bu koşullarda emlakçıyım evlerin mevkileri ve fiyatlar benim için önem arz ediyor. Kuyumcuda olabilirim çünkü ailenin altın takma potansiyelinden de bahsedildi. Yetmedi birkaç güne karşıma kaynana adaylarım çıkartılıp kollarından boyunlarından sarkan altınların geline de takılacağı vaat edilip, gayrimenkul sektörüne yaptıkları yatırımlardan bahsedildi.  Film nerde koptu bilmiyorum ama gözüm döndü. Ya ben ne zaman bu insanlara paraya değer veriyorum dedim. Ne zaman sevgilimden ayrıldım bana birini bulun evlenmek falan istiyorum dedim. Ya ben insanların gözünden böylemi görülüyorum ya! Hepsinin bir koca kaynana bilmem ne pişmanlığı bitmek bilmeyen dersleri var ve adı dünya benim duygusallığımla değil para ve mantıkla dönüyor. Şakaya vuruyorum, kalp kırmamaya çalışıyorum ama yetti. İnsanların hayat derslerini dinlemeye özen gösteririm ama para ile ilgili bir hayat dersi parayı haklı çıkarıyorsa dinlemem. Dünya üzerinde gördüğüm tek şey insanların din dil ırk diye yaptığı tüm ayrımların birleştiği tek şey para. Birbirlerine katlanamayan insanların ortak tapındıkları şey para. Hayatın başındasın daha hiç yoklukla sınanmadın diyebilirsiniz haklısınız da belki. Aşk karın doyurmaz klişesini de söyleyebilirsiniz ama parayı değerli kılan insanları ona yükledikleri anlam bence. Paraya değil de insana vicdana değer verirsek para bir kağıt parçası olmak dışında bir anlam ifade etmez. 

6 Aralık 2017 Çarşamba

ayrıldığımı haber vermeyi unuttum mu


Aşk hayatım ve Arap saçına dönmüş ilişkilerimle yine ben. Öyle duygulardan bahseden bir tip değilim, her bokumu da etrafıma anlatan o yüzden mecbur ceremesini internetin yok olmayan dünyası çekiyor. Kadın erkek ilişkileri ile ilgili milyon film izledim ama hiç birinin sonu benim gibi zavallı bir şekilde sonlanmıyor. Paketleyip sattıkları hayallerle büyüyoruz. Resmen kadınlara komplo kuruluyor. Bize kötü davranan her erkek için izden hoşlanıyor safsatasını ilk kim çıkardıysa umarım mezarında egzotik birkaç yılan seni uyutmamıştır. Adam istemiyor seni işte daha nasıl desin. Ama olur mu altında mana aramalar, kritikler yapmalar. Sanırsınız Nobel Edebiyat ödülü için satır arası inceliyoruz. İki basit cümleyi 20 kız 4 ayrı grupla değerlendirip 50 ayrı sonuç elde ediyoruz. Resmen 7 milyar insan Maslow`un sevgi-ait olma basamağına takılı kalmış haldeyiz. 3 milyarının götü bezli desek 1 milyarını ortalığa serpiştiririm. Bir hafta diye gitti Joker iki haftadır Amerika`da. Trump kadar zalim. Kurnaz pislik. Benden kaçtığını ve sırf bu yüzden vizemin uzanmadığı bir yere saklandığını düşünüyorum. Unutmuş bana söylemeyi ama işinden geçen hafta ayrılmış. Bir gün arayacak beni “ya ben sana söylemeyi unutmuşum senden ayrıldım” diyecek. Göt kafalı ben burda battaniyemin altında dondurma yerken o güneşleniyor. Umarım o güneç senin geriye kalan beynini eritir de beni terk ettikten sonra kimse hayrını görmez. Dön artık ya. Derin güneşlenmekse ben sana bir sera yapar kış günü meyvede verdiririm.

4 Aralık 2017 Pazartesi

yaşım değil o bir iki rakam


24 yaşında yaşlanmış hissetmek için çok genç değil miyim? Bugün bir videoda 24 25 yaşında olduğunu  sandığım biri laf arasında 21 yaşında olduğunu söyledi. 21 yaşında. Benden üç yaş daha küçük. Üniversite öğrencisi. Sonra bir filmde mezar taşı üzerinde 1991 yazıyordu. Film boyu karakterin 25 26 olduğunu düşünmüştüm. Ben çocukken bütün ünlüler benden büyüktü. Şimdi dünya starı olma yolunda giden tipler benden küçük. Riri`nin Chris`den dayak yediği yaştan üç yaş daha büyüğüm. Daha liseli filmler izlerken ne ara 7 yıl geçmiş üstünden. Zaman bu kadar çabuk geçerse bir bakmışım elimde terlik torun kovalıyorum. Uyuz mezun olana kadar torunum olur diyordum gerçi o da olmadı. Ya resmen müzik piyasasının yarısından yaşlı olma kıvamına geldim. Annem Shakira Beyonce dinlemiyor diye söyleniyordum, çağa ayak uydurmamakla suçlardım yeni nesil için onlar bile fi tarihinde kalmak üzere. Gerçi Madonna`nın hakkını yemeyelim. Annemi beni üzerine torunlarımı yakalar. Aslında mevzu ölen çocuğun mezar taşı bile değil. Mevzu saçımda çıkan iki beyaz. Toplamda dört beyaza ulaşan saç telleri beni resmen mezar yeri seçmeye itiyor. Ya yaşlanmasak ne olurdu sanki. Bugün beyaz çıkarsa yarın yüzüm kırışır sonra elinde iğne olan herkesin kapısına botox diye koşarım. Karma olayı falan doğruysa bir sonraki yaşamım için siparişim yılan olmak. Deriyi at kırışıklıktan kurtul. Tam diyorum vücudumu seveyim, onu benimseyeyim, kendimi kabulleneyim diyorum beyazlarım gözüme gözüme batıyor. Tebrikler küresel güçler! Güzellik anlayışınızı ruhumun derinliklerine kadar işlemişsiniz. Ne kadar mızmızlansam da işin gerçeği yaşın sadece yan yana gelmiş  birkaç rakam olduğunu düşünüyorum. Benim ne olduğumu kim olduğumu ne hissettiğimi belirlemiyor. Davranışlarımı yaşıma göre düzenlemem gerektiğimi hissetmiyorum. Eh tabi bir iki beyazım olmasaydı ve o sayı biraz daha küçük olsaydı mutlu olurdum.

28 Kasım 2017 Salı

çocuk olma sanatı


Bazen çocuk olmayı özlüyorum. Çocuk olmaya dair küçük şeyleri. Düştüğümde kanayan dizime rağmen bir şey olmadı demeyi, oyunuma devam etmeyi. Çamura üstümü kirletecek gözüyle bakmamayı, sokağa çıkarken ne giydiğimi umursamamayı özlüyorum. Üstüm kirlendiğinde silmeye, dünyanın sonu gelmiş gibi muamele etmektense yine oyunuma devam etmeyi özlüyorum. Uyuz`u Sidikli ile kandırıp etek giydirip, başını bağlayıp makyaj yapmalarımızı özlüyorum. Sidikli`nin bebeklerini Uyuz`la saklayıp onu ağlatmayı özlüyorum. Babamın pazar kahvaltılarından sonra ağırlık çöktü bahanesiyle uyumalarını özlüyorum. Adam yaşlandıkça uyumaz yerinde durmaz oldu. Sonra babam ne zaman yere eğilse sırtına atlayıp adama at muamelesi yapmayı kardeşlerimle banyo sırası için kavga etmeyi özlüyorum. Cebimizde kalan son paraları birleştirip dondurma parası çıkartmaya çalıştığımız, paranın bizim için tek anlamının daha fazla çikolata ve dondurma olduğu günleri özlüyorum. Evin içinde top oynamayı hatta kırılan cam çerçeve yüzünden annemden azar işitmeyi özlüyorum. Sidikli ile annemin dolabını talan etmeyi özlüyorum. Kek hamuru için Uyuzla kavga etmeyi özlüyorum delice. Annemin teybine istediğim kaseti koymak için kardeşlerimle kavga etmeyi özlüyorum. Sidikli ile aynı giysileri giymeyi, insanları ikiziz biz diye kandırmayı özlüyorum. Annemin uzun saçlarını, her karda bize kardan adam yapmasını özlüyorum. Şaka gibi ama elektriğin kesildiği, cep telefonlarının olmadığı, mum ışığında gülüp portakal yediğimiz günleri özlüyorum. Daha dünmüş gibi bunları hatırlarken hissettiğim duyguları seviyorum. Dünyanın en güzel şeyiymiş çocuk olmak. Keşke an an kaydetip izleme şansımız olsaymış.

22 Kasım 2017 Çarşamba

düşeş gelirse sınır dışı etsinler


Yazı tura atalım dedim sonunda. En azından şansıma güvenirim yazı dedim tura götüyle güldü bana. Adam gitmesin istiyorum tabi ki ama açıkça da gel gitme otur dizimin dibinde de diyemiyor insan. Ben yerinde olsam kendi kararımı verirken beni etkilemesini istemem. O dedi diye gitmesem her kavgada başına kakar, senin yüzünden şöyle yapamadım böyle oldu der en son boşanma talebime bir bir bunları eklerim. Özgür iradesine teslim edeyim diyorum ama iki kıçı kırık mimari açıdan gözümde bok kadar değeri olmayan uzun binalar yapacak diye elin çölüne karşı alt edilmek istemiyorum. Petrol kuyusu teklif etseler tabi gitsin. Ama içme suyuna 5€ verdikten sonra benzin bedava verseler ne fayda. Gerçi hatanın çoğu bende. Baba parası yemeyi seven insana sen kalk büyüdün de kariyer de bağımsızlık de. Al sana bağımsızlık. Güzel gözlü dilberlerle bağımsızlık fotoğrafları atar artık bana. Hayır şirketi arayıp bu adam beceremez bir dost falan mı deseydim? Ya da acilen bir arazi alıp gel istediğin binayı yap mı desem? O da oyalanmış olur. Hayır birde bir hafta olmuş karar verememiş üstüne kararını sağlıklı almak için izne çıktı. Babası iş için Amerika`ya gidiyormuş o da eşlik edip kafasını toplayacakmış. Hayır adam kafasını bile toplamak için bende uzaklaşıyor. Şirret bir karı falan da değilim. Gelip tüm şirretliğimi burda yapıyorum. Lan adamı 4 yıldır tanıyorum 3 yıldır sevgilim  babasının ne iş yaptığını bile bilmiyorum. Zamanında ticaret dedi eyvallah dedik, anası danası beni ilgilendirmez köyün muhtarı kesilmeye gerek yok dedik onun bile suçlusu oldum. Kaç yıl geçmiş babası ne iş yapıyor bilmiyormuşum ilgisizmişim. Sorunca doğru düzgün cevap vermeyen o. Bende inşallah iki beyaz ticareti yapmıyordur dedim sustum. Ne yapsaydım dedektif tutup hafiyelik mi yapsaydım. sen gitme diye ben küresel ısınmadan çöl hayvanlarından baharatlı yemeklerin mideye zararlarından bahsettim. Orhan Veli`den şiiri romantiklik olsun diye değil beni bırakıyorsun bari İstanbul`u terk edeme diye ezberden okudum. Göt kafalı. Artık beni nasıl üzdüysen yeri öptüm yine. Sakarsın her yıl düşüyorsun demeyin bu kez bir diz bir bile bir kol sarılı yatıyorum üç gündür. Netflix kızlar gecesi kategorisinde film kalmadı. Sağlam kalan sol kolumla hem kumandaya hem telefonuma sahip çıkmanın ne kadar zor olduğunu ben bilirim. Sen git özgür kadının eteği dibinde düşünde kafana meşalesi düşsün. Vizem bile yok vicdansız.